Bağımsız Taraftar Blogu 1 Ekim 2026 · Perşembe

Sarı Laci

♪ Gasparian, Tasita D'Mour - Keep on Rising
Idare

Geçen Zamana Bakış

AB 7 dk okuma TR 0 yorum

Günaydın!

Ağustos ayını yazma anlamında istediğim kadar verimli geçiremiyorum, üstünde uğraştığım bir futbol oyunu ve roastery’nin işleri yazı süremden çalıyor maalesef. Ligin ilk maçını geride bıraktık ve maalesef yenilgiyle başladık. Bir Ankaralı olarak şehrimin favori takımı Gençler. Gençler deplasmanı bilhassa benim çocukluğumda Fener için hep zor geçti. Babam Ankaragücü maçlarına götürmeyi pek istemezdi. Herhalde çocuk olduğumuz için ve Ankaragücü tribünü de sert olduğu için tercih etmezdi. Gençler maçlarını kazanabilsek çok sorun değildi fakat Ümit Karan her maç çıkar bir tane atardı. Senesini hatırlamıyorum ama bir maç dün gibi aklımda. Fener önde dakika 86 – 87 falan, babam maç sonu trafiğe kalmak istemediği için erken çıktık. Taksiye yürüdük, radyoda da maç açık. Taksici de fenerli, artık uzatmalar başlamış. 1 – 0 olsun, bizim olsun muhabbetleri dönerken yanıl hatırlamıyorsam Ümit Karan bu sefer de penaltıdan attı. Bir daha da staddan erken çıkmadım o maçtan sonra. O sayede Miroslav Stoch’un ve Andre Santos’un son dakika gollerini stadda yaşadım. Aynı prensibi eğer İstanbul’da yaşıyor olsam geçen seneden sonra herhalde uygulamazdım. O zamandan bu zamana çok şey değişti. Artık ne Ankara’da, ne İstanbul’da yaşıyorum ve maçlara gidemiyorum, fakat Gençler’in ligin ilk haftasında evinde Fener’e çelme atması değişmedi. Geçen zamana ve transferlere kısa bir bakış atalım. Gençler maçı, Lyon maçı, Konya maçı gidenler, gelenler derken yoğun bir hafta oldu. Her sabah uyandığımda başka bir transfer haberi görüyorum. Hocaya bir mesaj diyelim ve Keep on Rising’i, Gasparian, Tasita D’Mour’dan dinleyelim. Hoca umarım geçmişe odaklanmaktan ve kendini kanıtlama telaşından vazgeçip sahaya dönebilir.

Gençler maçına bu postta bakacağız, bir sonraki post gidenler gelenler üstüne olacak.

Gençlerbirliği 2 – 1 Fenerbahçe

İsmail Kartal’ın Gençler maçındaki rotasyonu çok eleştirildi. Burada bence eleştirilecek bir nokta olduğu gibi haklı bir nokta da var. Eleştirilecek nokta sezonun bu kısmında rotasyona ihtiyaç duyması. Fenerbahçe kadrosunun sahaya çıktığı resmi maç sayısı henüz bu hafta sonunda altı. Gençler maçı öncesinde birer hafta arayla 4 maç yaptık. Bir kadronun toplamda bu sıklık ve bu adette maç sayısında rotasyona ihtiyaç duymaması lazım. Benim için eleştirilecek kısmı bu.

Öte yandan bu bir ihtiyaç değil, tercih olabilir. Ligin ilk haftası, herhangi bir hatayı kalan 33 haftada kapatmak için müsait bir zaman. Fenerbahçe kadrosundaki rotasyon oyuncuları eğer Gençlerbirliği’ne karşı net pozisyonlar yaratıp bunları bitiremeyecekse, geniş bir kadroya ve Avrupa’nın en büyük maaş bütçelerinden birine sahip olmanın hiçbir anlamı yok.

Fenerbahçe, 37. Dakikaya kadar kötü bir oyun oynamadı hatta maçı çok rahat kontrol etti. Maçın bütün ritminin değiştiği an Ake – Guendouzi anlaşmazlığında kaybedilen toptu. Bu golü doğru değerlendirmek ve alınan riskleri doğru anlamak lazım.

Fenerbahçe geriden oyun kuran bir takım olma peşinde ve bu topla oynayan bir kaleci, topla oynayan stoperler, topu isterken risk alan oyuncular demek. Geride bekleyen takımlara karşı bunu zaten yapıyorsunuz, siz istemeden rakip sizi bu şekilde oynatıyor. Şu an trend oyun, geriden kurulan oyunda, oyunu 3-2-5 üstünden kurmak. Şimdi pozisyonun gelişimine bakalım:

  1. Ake topla çıkmaya başladığında Fenerbahçe geri dörtlüsü doğru şekilde pozisyon almış durumda. Ake topu alıyor ve geri dörtlü kendi dizilimini koruyor. İsmail ve Guendouzi ikilisi orta sahada. Asensio adam markajı altında Oğuz ise açık. Burada geriden oyun kuran bir takım ya beklerinden birini orta sahaya sokarak ya da bekini ileri hatta koşu attırarak dengeyi bozmaya çalışır.
  • Ake önce Asensio’ya işaret ediyor daha sonra da Guendouzi’ye yakına gelmesini söylüyor. Asensio açılıyor ancak, Guendouzi çevre kontrolü yaparak uzaklaşmaya devam ediyor. Burada orta saha topu sırtı dönük alıp iki şeyi tercih edebilir, ya half-turnde topu alıp sıyrılır ya da stopere hızlı şekilde topu verip yatay bir koşu ile pozisyon değiştirip presin dengesini bozmaya çalışır
  • Guendouzi, top gelmeden önce sağ tarafı kontrol ediyor ama sol tarafta arkasındaki oyuncunun çok uzak olduğunu düşünerek o tarafa bakmıyor. Burada üç hata var, birincisi ve en barizi Guendouzi’nin eksik çevre kontrolü; ikincisi Ake bir pas atmak zorunda değil, pozisyonu dripling ile ilerletebilir; son olarak ise kurulumda Mert Müldür aktif bir pozisyonda değil.  Mert eğer öne bir koşu atmış olsaydı, bu Franco Tongya’yı ya takip etmek zorunda bırakırdı ya da İrfan Can ve Mert Gençler sol beki Abdürrahim Dursun’a karşı ikiye bir üstünlükleri olurdu.

Son olarak İsmail’in sırtı dönük pozisyonu futbol 101 seviyesinde bir yanlış. Bir orta saha oyun kurulumunda sırtını topa dönemez, dönmemeli.

  • Pozisyonun devamında Skriniar’ın net pozisyon hatası ile yapılan başka bir hata neticesinde Tongya ilk golü attı. Fenerbahçe’nin iki stoperi de bu hatayı sürekli yapmayacak kadar istikrarlı ve üst düzey stoperler. Burada iyi senaryo, hala birbirlerine alışıyor olmaları. Kötü senaryo defansif anlamda yeterli bir çalışma yapılmıyor olması. Bu pozisyon ani geliştiği ve kaptırılan bir top üstüne yaşandığı için genel defansif şemayı eleştirecek bir şey yok ancak benim izlediğim iç maçtan edindiğim izlenim uzun vadede sorun yaşayabilecek olmamız

İkinci goldeki hata Skriniar üstünden okundu ama burada eksik var. Bu pozisyon yaşanırken ben TV başında panik olmaya başladım, gol öncesindeki sekans yeterince konuşulmadı. Gol öncesinde iki dakika boyunca Fenerbahçe top dolaştırdı ve iki dakika boyunca kimsenin bir sonraki topun nereye atılacağı ile bir fikri yoktu. Golden önceki sekansı aşağıdaki videodan izleyip kafa karışıklığını görebilirsiniz. Bu topun dolaştırıldığı sekansta İsmail bir kez bile topa dokunmadı.

Ben İsmail’i beğeniyorum, seviyorum ve takımda kalmasını istiyorum. Hatta genel olarak topla oynama anlamında biraz da değerinin verilmediği fikrindeyim ancak bence hiç iyi bir maç geçirmedi. Burada top kaybı sebebiyle ihale Skriniar’a kaldı ama bir takımın 90 saniye boyunca bir sonraki topu nereye atacağını bilmemesi planda hemfikir olmamakla ilgili bir sorun.

Kante’ye bir parantez açmak lazım bu maçta, girdikten sonra maçı tam anlamıyla değiştirdi ve ceza sahası içine attığı paslarla 4 gol pozisyonu çıkartacak bir oyun oynadı. Asist makinesi Levent Mercan da sezona bir asistle daha başladı.

Bu bence maça kendi başına bakıldığında üstüne çok titrenmemesi gereken bir mağlubiyetti ancak Fenerbahçe’nin rotasyon oyuncularına verdiği maaşı ve aldığı katkıyı bir kez daha düşünmemiz gerektiğini gösteren bir maç oldu. Sanırım İsmail Hoca için İrfan Can Kahveci deneyi de, sonraki maçları ve yapılan değişiklikleri de düşününce bitmiş oldu diyebiliriz

Sarı Laci sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin