Fenerin Maçı Var
Günaydın!
Bugün yeni sezonun ilk maçına çıkıyoruz. Futbola dair güzel şeylerden biri yeniden başlamanın kolay olması. Her pozisyon, her atak, her devre, her maç ve her sezon yeni bir başlangıç sunuyor. Gecen senenin hatalarını silmek gecen maçın hatalarını silmek daha iyisini yapmak için her zaman bir şans var.
Açıkçası temmuz sonu sezon açmak zorunda olmak saçmalık ve futbol takvimine dair daha ciddi bir tartışma gerektiriyor. Türkiye’nin kendi içindeki fikstür belirsizliği maç erteleme konuları tabii ki sınır bozucu ama Avrupa futbol takvimindeki milli maçlar, yerel ligler kupalar vesair maçlarla beraber kupa finalleri oynayan, kupalarda maçlara çıkan takımlar 50 maçı geçiyor.
Uzun sezonlar biterken taraftarlar olarak bize dahi sirayet eden maç yorgunluğu, önceki sezon nasıl geçmiş olursa yaz tatili ile yerini yavaş yavaş ne zaman Fener maçı olsa da izlesek hissine bırakıyor.
Üç hazırlık maçını da galibiyetle geçtikten sonra bugün Gornik Zabrze ile Kadıköy’de sezonu açıyoruz. Umarım sezonu keyifli şekilde açacağımız bir maç olur. Gornik Zabrze ile ilgili kimsenin ciddi bir analizi olduğunu sanmıyorum, çok izleyebildiğimiz bir lig değil ancak Ake kadroda olacak. Vedat’ın hala en azından iki haftası var gibi duruyor. Yeni transferler kadroda olmasa da kalibre olarak Fenerbahçe’nin kazanması gereken bir maç.
Biraz haberlere bakalım.
Galatasaray Kadın Futbol Takımı’ndan İstanbul’un doğru yakasına gelen Marie Ngah’a hosgeldin diyoruz. Gecen senenin muhteşem takımına iyi bir ekleme. Her amatör branşta olduğu gibi Kadın futbol branşında da çok başarılıyız ve bunun devam etmesi için adımlar atıldığını görmek güzel.
Livakovic’in sanırım bir kez daha tek ciddi talibi Dinamo Zagreb ancak onların önerdiği maaş Fenerbahçe rakamının çok altında ve sanırım bir maaş paylaşım talebi var. Oyunculara saçma sapan yüklü kontratlar vermenin uzun vadeli sonuçlarından biri de bu. Bir kontratı yaparken o kontrattan nasıl çıkacağını düşünmediğiniz zaman, çıkamıyorsunuz. Livakovic’in Fenerbahçe kariyerini hayal kırıklığı diyerek özetlemek mümkün. Ben açıkçası burada biraz daha sert bir çizgide durulmasından ve Livakovic indirime gitmiyorsa ve başka talip bulamıyorsa gerekirse lisansı alınmadan kalmasından yanayım. Bu tip nispeten küçük anlaşmalarda bir kırmızı çizginin gerisinde durmak uzun vadedeki pazarlıklarda kulübün elini güçlendirecektir
Sofyan Amrabat için gecen yaz olduğu gibi bu yaz da Arabistan haberleri var. Beğenenler olabilir, ben geldiği günden beri beğenmiyorum ancak Amrabat özelinde değil, Amrabat, Edson Alvarez gibi top kapmayı bilen ancak topu aldığı zaman oynamayı bilmeyen orta saha oyuncuları bana göre değil. €20m tutarındaki transfer söylentileri de benim nezdimde hayal. Açıkçası €6 – 7 m civarında bir gelir sağlayabilirsek kazanç kabul etmek lazım.
Çok ciddiye alınmayacak yerlerden çıkan Archie Brown söylentileri var. Archie fizik kalite olarak üst düzey, hücum katkısı iyi defans öğrenmesi gereken ve 10+4 için son derece avantajlı bir oyuncu. Elbette makul bir fiyat karşılığında hayır denmemesi lazım fakat benim gözümde muhtemelen birçok kişiye kıyasla daha değerli.
Bir de yine ciddiye alınmayacak yerlerde Gabriel Jesus haberleri gördüm. Yönetici olarak hayır diyeceğim, taraftar ve futbolsever olarak özel olarak beğendiğim harika bir oyuncu. Dizleri paramparça olmamış olsa buralara da pek düşmez ama *umarım* daha ciddiye binerse tekrar konuşuruz.
Bugünlük bu kadar yeterli sanırım, yarın umarım bir galibiyetin ardından görüşmek üzere!