Hurmalar
Günaydın!
Sabah uyanınca telefona bakmak modern hayatın getirdiği en kötü alışkanlıklardan biri, telefonun şarjının bitmiş olması daha raht ve sakin uyanmamı sağladı bu sabah. Bildirimler, Twitter alarmları, Reddit takibi olmadan kalkmak güzel. Günün şarkısı Keane’den Again and Again, transfer döneminin değişmez sahteliğini, sürekli yalan haberlerin ardındaki gerçek umuduna yakışıyor.
Guirassy iddiaları hız kesmiyor, Rafael Leao söylentisi dinmiyor. Bunlar Fabrizio Romano transfer ekolünün getirdiği her gün yeni bir gelişme diye sunduğu ancak bir hafta, bir ay takip etmediğinizde hiçbir şey kaçırmadığınız tarzda haberler. Dönüp dönüp aynı gelişmeyi on farklı laf salatası ile on gün boyunca yeni gelişme diye satmak transfer haberciliği. Çok yer işgal eden, hiçbir anlamı olmayan habercilik. Dopamin tacirliği.
Daha anlamlı söylentiler, aynı üsluptan mustarip olsalar da Archie Brown, Ümit Akdağ ve Livakovic haberleri. Bunları yarın değerlendirmeye almadan önce, Fenerbahçe’nin mevcut kadrosuna bakmamız ve biraz kadro aritmetiği çalışmamız lazım.
TFF’nin önümüzdeki sene için uyguladığı yabancı kuralı hepimizin artık fazlasıyla aşina olduğu 10+4 kuralı. 01.01.2003 sonrası doğanlar, genç yabancı kotasında ekstra 4 kotaya daha izin veriyor. Burada kulüplerin işini daha da kolaylaştırmak adına TFF 2002 doğumlu ancak halihazırda sözleşmesi bulunan oyuncuları da +4 kotasına yazılmasını kabul ediyor.
Önce TFF statüleri çerçevesinde yerli ve yabancı oyunculara, sonra da maaşlara bakalım.


Fenerbahçe’nin geniş kadrosunda 24 yabancısı bulunuyor, bu 24 yabancının 5 tanesi +4 kontenjanına uyuyor. Dolayısıyla 23 yaş altı 1 oyuncu ile, genel kontenjandan ise 7 oyuncu ile yollar ayrılmak zorunda.
Buradaki kolay hedefler belli, Diego Carlos, Amrabat, Becao, Livakovic ve çok büyük ihtimalle Musaba ile yollar ayrılacak. Bu geriye seçmesi daha zor üç oyuncu bırakıyor. Bu seçimi yapmadan önce bence birkaç gerçeğin farkında olmak lazım. Maaş bütçesi ve UEFA kuralları bunun başında geliyor. Benim tablolarda kullandığım rakamlar Capology’i referans alıyor (Vedat Muriqi haricinde) Buradaki kolay hedefler belli, Diego Carlos, Amrabat, Becao, Livakovic ve çok büyük ihtimalle Musaba ile yollar ayrılacak. Bu geriye seçmesi daha zor üç oyuncu bırakıyor. Bu seçimi yapmadan önce bence birkaç gerçeğin farkında olmak lazım. Maaş bütçesi ve UEFA kuralları bunun başında geliyor. Benim tablolarda kullandığım rakamlar Capology’i referans alıyor ve brüt rakam bazlı. Futbolcu maaşları için ise şunu hatırlamakta fayda var, futbolcular aldıkları ücreti net üstünden düşünürken kulüp net yükü düşünmek ve buna göre plan yapmak zorunda. Burada Türk Vergi Sistemi’nin kulüplere bir avantajı, futbolcu maaş vergilerinde Avrupa muadillerine kıyasla hem işçi hem işveren nispetinde daha az vergi yükü olması. Bu bizim kulüplerimizin daha az maliyet ile oyuncuya daha yüksek net maaş ödemesini sağlıyor. Fakat rakamlara baktığımızda siz de orantısız bir israf göreceksiniz.

Ben bizim kulüplerimizi ve Fenerbahçe’yi finansal anlamda fazlasıyla sorumsuz ve vurdumduymaz buluyorum. Brüt harcama olarak da zaten bu ligin ürettiği gelirlere baktığımızda olması gereken harcamanın çok yukarısında olduğumuz ortada ancak bilhassa net maaşlara bakıldığında kontratların ne kadar kötü yapıldığını görmek için uzman olmaya gerek yok. Fenerbahçe kadrosu PL şampiyonu Arsenal’den toplamda €15,000,000 eksik alıyor. Uzun CL ve ticari gelirler kıyasına girmeden en basit seviyede bırakacağım, PL şampiyonluk para ödülü €62,000,000. Süper Lig’i tahmin etmek isteyenler tahminlerini yapabilirler.
Süper Lig şampiyonluk primi ise €4,700,000.
Ortada bu seviyede bir gelir farkı varken bizim kulüplerimizin bu harcama hevesi akıl alır gibi değil. Bu sürdürülebilir bir model değil, bu gelirler ile bu harcamayı sürdüremeyiz. Zaten hatırlayacaksınız UEFA da maaş/futbol gelirleri kuralı kapsamında Fenerbahçe’ye bir ceza vermişti bu yaz başında. Burada verilen cezada Fenerbahçe tarafından yapılan açıklamada futbolcu, teknik ekip ve menajerlere ödenen maaşlar toplamının futbol gelirlerinin %84’ü olduğuydu. Burada kritik nokta bu ceza verilirken 2025 dönemi hesaplanıyordu, dolayısı ile bu toplamda Kante’nin, Cherif’in maaşı ve 2026 yaz transferi maliyetleri henüz yer almıyor.
Dolayısı ile finansal açıdan öncelik, çok kazanan ancak katkısından emin olmadığımız oyuncular olmalı. Bu çerçevede Ederson ve Kante ilk adaylar, istediğimiz bonservis bedellerini almamız mümkün değil ancak bir hatayı başka bir hata ile kapatmak da doğru değil. Sadece bu oyuncuların maaş yükünden kurtulmak dahi kulüp için ciddi bir kazanım. Burada benim üçüncü adayım ise Talisca. Talisca birçok açıdan istisnai bir oyuncu. Fenerbahçe dönemini Beşiktaş döneminden daha verimli olmasa da daha olgun geçirdiğini düşünüyorum. Geçen sezon yaptığı katkıyı da küçümseyemeyiz ve hatta şu anki kadroda dahi saf bitiricilik seviyesi olarak muhtemelen takımın en üst düzey oyuncusu. Buna rağmen, en iyi senaryoda Şampiyonlar Ligi sonrası lig maçlarında ilk onbir oynayacak ve santraforda üçüncü opsiyon olacak bir oyuncu için senelik maaş yükü inanılmaz yüksek. Sadece bu üç oyuncu ile vedalaşılması Fenerbahçe’yi brüt maaş yükü olarak Galatasaray seviyesine çekmeye yetiyor. Buna ayrılması kuvvetle muhtemel olan beş oyuncuyu da eklediğimizde brüt maaş yükünü €77,000,000 seviyesine çekerek, maaş bütçesini yarı yarıya azaltmış oluyoruz ve ortaya şu tablo çıkıyor.

Tabloya bu şekilde baktığımızda bence forvetten daha öncelikli bölgeler görüyoruz. Bence ilk göze çarpan nokta kaleci, orta saha ve sağ bek derinliği. Ne harcayabiliriz ona bakalım.
UEFA cezasını baz alırsak Fenerbahçe’nin futbol gelirleri geçen sene 160,714,000 Euro seviyesinde. O halde Fenerbahçe’nin maaş, transfer bedeli ve menajerlere toplamında harcama limiti 112,500,000 Euroya yakın. Bu da az önce belirttiğim ayrılıklar gerçekleştiği takdirde UEFA nezdinde 55,000,000 Euro tutarında bir limit açıyor. Vedat ve Greenwood’un maaşları bu rakamın dışında çünkü onları yukarıdaki tabloya dahil etmiştik ancak bonservis yıllık ödemelerin düşülmesi lazım dolayısı ile Fenerbahçe’nin giden oyuncuların satışından elde edeceği gelirler haricinde kalan harcama limiti toplamda bu yaz için 37,000,000 Euro. Bu oyuncuların toplamından gerek performansları gerek yaşları, gerek Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu ve herkesin farkında olduğu gönderme zorunluluğu hesaba katıldığında toplam bonservis beklentisi bence 20,000,000 Euroyu geçmeyecektir. Bu da yaz sonuna kadar kalan harcama limitimiz 51,000,000 Euro demek.
Ben burada bir tıraşlama daha yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bence Fred ve Semedo ile de yollar ayrılmalı. Bu iki oyuncunun maaşları toplamda 12,000,00 Euro, getirecekleri bonservis çok yüksek olmayacaktır. İki oyuncunun da toplamda 8,000,000 Euro getirdiği bir senaryoda bu Fenerbahçe’nin hem iki tane 23+ oyuncudan daha çıkması hem de 14,000,000 Euroluk bir harcama gücüne daha sahip olması anlamına geliyor ve toplam harcama limiti transfer döneminin geri kalanı için 65,000,000 Euro oluyor.
İki açık transfer hedefi burada Berke ve Arda Okan Kurtulan olmalı. İki altyapı oyuncumuzun bize dönmesi UEFA regülasyonu karşısında elimizi çok rahatlatacak. 10+4 her gün konuşuluyor ama aynı ölçüde dikkat etmediğimiz çok önemli bir kıstas UEFA kadro kayıt regülasyonu. UEFA Şampiyonlar Ligi listesi için 15 – 21 yaşları arasında Fenerbahçe altyapısında üç sene boyunca oynamış 4 oyuncuya ihtiyacımız var. Berke Özer ve Arda Okan Kurtulan Fenerbahçe’nin bu listede dört oyuncuya ulaşmasını ve toplamda 25 oyunculuk bir liste yaparak listeyi tam verebilmesini sağlıyor. Yaşları yeterli noktaya geldiğinde hala burada olurlarsa Abdou Aziz Fall ve Amara Diouf da yabancı olmalarına rağmen UEFA nezdinde yerli ve Fenerbahçe’de yetişmiş sayılacaklar.
Berke Özer (tahmini olarak 20,000,000 Euro, üç taksit) ve Arda Okan’ın (10,000,000 Euro iki taksit) bu sene için bonservis ve maaş yükü 18,000,000 Euro olacaktır. Geriye 47,000,000 Euro kalıyor. Bu bedelin de orta saha ve sol forvet arasında paylaştırılması lazım. Bence burada öncelikli hedef sol forvetten de önce orta saha olmalı. Eğer bu öncelikli değilse bence yine herkesin beklediği yıldız transferinden önce kulübün ihtiyacı olan profil, hem UEFA hem gelecek sene sıkılaşması beklenen yabancı sınırına karşı önlem olarak bir Türk oyuncuya daha yatırım yapmak. Ben burada geçtiğimiz sezonun ikinci yarısını çok iyi geçiren Bertuğ’u forvete bir alternatif olarak almayı daha doğru hamle olarak görüyorum. Vedat’ın bu takımı şampiyonluğa taşıma yolunda bir eksiği yok, seviye olarak gayet yeterli bir profil. Burada Vedat’la ilgili tek soru işareti Fenerbahçe eğer Şampiyonlar Ligi’ne katılırsa maç yükü. Bertuğ ve Cherif yedek opsiyon olarak hem bu pozisyonu taşıyabilecek hem de mevcut değerlerini Fenerbahçe forması altında yükseltebilecek oyuncular. Fenerbahçe’nin gelecek sezonda futbol geliri üretmesi gerekecek ve bu ve benzer oyuncuların bonservis gelirlerine ihtiyacı var.
Orta sahadaki rotasyon sorunu gerçek ve çözülmesi gerekiyor. Burada Guendouzi ve İsmail’e yedek olabilecek ve genç profilde bir oyuncuya gidilmeli. Burada geçen sene de Fenerbahçe ile adı anılan bir isim dikkatimi çekiyor, Matvey Kislyak 2700+ dakika oynarken Progressive Pass, Forward Pass ve Progressive Carry verilerinde %90ilık dilimde yer alıyor. Oyuncunun defansif katkıları soru işareti ancak orta sahadan topu ileri çıkarma konusunda ciddi bir yetenek olduğu ortada. Fiziksel profil olarak da bir eksiği yok. Eğer Wyscout erişimini halledebilirsem belki daha detaylı bir hem video hem data değerlendirmesi yapabiliriz. Fakat işin özeti şu Avrupa genelinde buna uygun genç profiller var. Bunlar değerlendirilebilir.
Bu da muhtemelen sol kanat transferine yaklaşık bu iki transferle beraber bu sene harcanabilecek 25,000,000 tutarında bir bonservis ve maaş yükü bırakıyor. Bu doğru değerlendirildiği takdirde hala sol kanat ve forvet alternatifi olarak alınacak oyuncuya her şekilde yeterle bir bütçe kalması demek. Burada bence önemli nokta, Alaettin Ekici’yi unutmamak. Tabii ki bu sene değil ilk ikinci opsiyon dahi olmaması lazım. Lakin üçüncü opsiyon olarak dakikalar alması ve takımda rol alması bizim için önemli olacak.
Sol kanat transferinde bence göz ardı edilen nokta, Kerem Aktürkoğlu. Ben Kerem’in iyi bir rotasyon oyuncusu olduğunu düşünmüyorum. Bunun Kerem’in yeteneği ile hiçbir ilgisi yok ancak Kerem’in yedek kalmayı kaldırabilecek bir oyuncu olduğunu sanmıyorum. Bu tabii çok uzaktan yapılan vücut dili okuması ve bu okumalar her zaman spekülatif. Haklı olmama ihtimalim oldukça yüksek ancak yedek olacak bir Kerem Aktürkoğlu eğer sorun yaratacaksa o halde oraya iki oyuncu almak gerekecek demek ki. Bu Kerem’in bonservis bedeli göz önüne alındığında, yerini doldura noktasında sorun olmayabilir ama akılda tutmakta fayda var.
Fenerbahçe kadro planlamasına dair geçmiş seneleri, dün yenilen hurmaları unutmamakta fayda var. Dün yenenler bugün tırmalıyor, yarın tırmalamaması için bugünün hurmalarını doğru seçmekte, doğru adımlar atmakta fayda var. Sanırım bloga yazdığım en uzun yazı oldu. Bugünlük bu kadar yeter, yarın görüşürüz!